Çocuğunuzun Kaygılarını Nasıl Yönetirsiniz?

Küçük çocuklar tehlikelerin farkında olmadıkları için ebeveynleri onlara tehlikeleri öğretmeli ve korumalıdır.

Korku, somut bir tehlikeye karşı hissedilen duygudur. Kaygı ise belirsiz bir tehdide karşı oluşan duygudur. 8 Mart 2022
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdurrahman Cahid Örengül
Çocuklarda kaygı bozuklukları sık görülen, çocuk ve ailesinin yaşam kalitesini belirgin şekilde olumsuz etkileyen sorunlardır. Günlük yaşamın normal bir parçası olan korku ve kaygılardan farklı olarak kaygı bozukluklarında çocuğun duyguları mevcut durumun tehlikesi ile orantısız bir şekilde yoğundur ve çocuğun ve ailenin günlük yaşamı olumsuz etkilenir. Örneğin, karanlık korkusu nedeniyle çocuğun gece lambası ile uyumak istemesi ailenin yaşantısında belirgin bir sorun oluşturmazken anne babası ile birlikte yatmak istemesi önemli bir problemdir. Bu yazıda korku ve kaygının tanımından bahsedildikten sonra çocuklarda kaygı bozukluklarının özellikleri ve tedavisi hakkında genel bilgiler verilecektir.

Korku ve Kaygı Nedir?

Korku, somut bir tehlikeye karşı hissedilen duygudur. Korku, insanın güvenliğini sağlamasına yardım eder. Örneğin, düşme korkusu kişinin yüksekten düşüp zarar görmesini engeller. Korku duygusunun oluşması için kişinin tehlikelerin farkında olması gerekir. Küçük çocuklar tehlikelerin farkında olmadıkları için ebeveynleri onlara tehlikeleri öğretmeli ve öğrenene kadar onları olası tehlikelerden korumalıdır.

Kaygı ise belirsiz bir tehdide karşı oluşan duygudur. Örneğin, çocuk ebeveyninin başına kötü bir şey geleceğinden kaygılanabilir. Burada tehdit net ve belirgin olmadığı için kaygıyı tanımlamak ve azaltmak korkuya göre daha zordur. Kaygı, insanın gelecekte karşısına çıkabilecek sorunları belirlemesini ve önceden tedbir alabilmesini sağladığı sürece kişinin uyumuna yardımcı olur. Örneğin, sınavlarda başarısız olup sınıfta kalmaktan kaygılanan bir çocuk daha çok ders çalışıp başarılı olabilir.

Korku ve kaygı duygularına eşlik eden bilişsel, bedensel ve davranışsal unsurlar vardır. Korku ve kaygı kişinin karşılaştığı duruma verdiği anlam ile ilişkilidir. Örneğin, köpek ile karşılaşan bir çocuk köpeğin ısıracağını düşündüğü için korku hisseder. Korku ve kaygının bedensel karşılığı vücudun “savaş ya da kaç” yanıtı oluşturması için gerekli bedensel değişikliklerdir. Kişi tehlike ile karşılaştığında vücudunda adrenalin hormonu salgılanır ve bununla ilişkili bedensel değişiklikler (kalp ve soluk hızının artması, vücudun kas ve beyne daha fazla kan pompalaması gibi) yaşanır. Davranışlar da kişinin korku ve kaygıyı ortaya çıkaran durumdan kurtulmak için yaptıklarıdır. Görüldüğü gibi korku ve kaygı aslında insanın korunması için gerekli olan sağlıklı ve normal duygulardır.

Korku ve Kaygıların Yönetilmesi

Korku ve kaygıları yönetmek her insanın edinmesi gereken bir beceridir. Bu konuda ebeveynlerin çocuğa örnek olması çok önemlidir. Bunun için ebeveyn çocuğa güvenli bir ilişki ve ortam sunmalıdır. Güvenli ilişki ebeveynin çocuğun duygularını uygun bir şekilde dinlemesi, anlaması, ona yansıtması ve onu desteklemesi ile sağlanabilir. Bunları başarmak için ebeveynin de psikolojik olarak sağlıklı olması önemlidir. Çocuğun korktuğu durumlarda ebeveynler çocukla birlikte o durumun tehlikeli olup olmadığını konuşmalı, tehlikeli bir durumsa çocuğun güvenliğini sağlamalıdır. Eğer korkulan durum tehlikeli değilse ebeveyn çocuğa bu durumla başa çıkabilmesi için rehberlik yapmalıdır. Bu rehberlik ile çocuğun kendine inanması ve durumla kademe kademe yüzleşmesi ve o durumun tehlikeli olmadığını görmesini sağlanmalıdır. Örneğin, karanlık korkusu olan bir çocuğun evin güvenli olduğunu, karanlık olsa da odasının tehlikeli bir yer olmadığını öğrenmesi gerekir.

Kaygı Bozukluğu Nedir?

Bazı çocuklarda korku ve kaygılar mevcut tehlikeye orantısız bir şekilde yüksek olabilir. Bu durumda korku ve kaygı çocuğun yaşamını belirgin olarak olumsuz etkiler. Mesela, çocuk yalnız yatamaz, okuluna gidemez, annesinin yanından ayrılamaz. Çocuğun yaşamını olumsuz etkileyen korku ve kaygıların belli bir süre devam etmesi durumunda kaygı bozukluğu tanısı konulur. Kaygı bozuklukları korku ve kaygıların hangi tehdide yönelik olduğuna göre farklı tiplere ayrılır.

Kaygı Bozukluklarının Tipleri


Özgül Fobiler: Belli bir durum veya nesneden aşırı bir şekilde korku veya kaygı (örn. karanlık fobisi).
Ayrılık Kaygısı Bozukluğu: Kişinin bağlandığı insanlardan ayrı kalacağı konusunda kaygılanma.
Sosyal Kaygı Bozukluğu: Başkalarınca olumsuz değerlendirilebilecek durumlarda kaygılanma.
Seçici Konuşmazlık: Belli sosyal durum ya da ortamlarda konuşmama.
Yaygın Kaygı Bozukluğu: Birçok durum ya da olay konusunda kaygılanma.
Panik Bozukluğu: Bedensel belirtiler nedeniyle kontrolünü kaybedeceği ve zarar göreceği bunların yineleyeceğinden kaygılanma. Kaygı bozukluğu olan çocuklar korku ve kaygılarını kontrol etmekte zorlanırlar ve bunları oluşturan durumlardan uzak durmaya çalışırlar. Örneğin, enjektör fobisi olan bir çocuk hastaneye gitmemek için ebeveynlerine çok ısrar edebilir. Eğer kaygı oluşturan durumlardan uzak durmak mümkün değilse bu durumlarda belirgin kaygı ve korku belirtileri gösterebilirler. Mesela, kan alınırken şiddetli bir şekilde ağlayabilir. Bazen de bu durumlarda belli güvence davranışları ortaya koyabilirler. Mesela, ayrılık kaygısı olan bir çocuk annesini sürekli telefonla arayarak iyi olup olmadığını kontrol edebilir. Kaygı bozukluğu olan çocuklar ebeveynini de güvence unsuru haline getirebilirler. Örneğin, karanlık korkusu olan bir çocuk annesi ile birlikte yatmak isteyebilir. Bu durum, ebeveyn çocuk arasındaki ilişkiyi belirgin şekilde zorlayabilir.

Kaygı Bozukluğunun Tedavisi

Kaygı bozukluklarının tedavisinde psikoterapiler ve ilaç tedavileri başarıyla kullanılabilmektedir. Hafif düzeyde kaygı bozukluğu belirtileri olan çocuklarda kaygıların belirlenmesi, bunlarla ilişkili düşünce, bedensel değişiklikler ve davranışların öğrenilmesi başlangıç adımlarıdır. Sonrasında kaygılarla nasıl başa çıkılabileceği anlatılır ve bunlar kolaydan zora doğru listelenerek üzerine gidilir. Bu tür bir tedavi yönteminin başarılı olabilmesi için çocuk ve ebeveyninin motive olması önemlidir.
Kaygı bozukluğunun belirtilerinin şiddetlenmesi çocukta ek sorunlara da neden olabildiği için yönetimi de daha zordur. Orta ve ağır düzeyde kaygı bozukluğu belirtisi olan çocuklarda hem depresyon gibi ek hastalıkların görülebilmesi hem de ev ve okulda ek sorunlar yaşanması olasıdır. Bu nedenle kaygı belirtilerinin şiddeti artıkça tedavi süresi de artmaktadır çünkü hem belirtilerin kontrolü zorlaşır hem de ilişkili sorunların da ele alınması zaman alır.

Kaygı bozukluğu olan çocuklarda tanı ve tedavinin gecikmesi sık rastlanan bir durumdur. Bu çocukların önemli bir kısmı dışarıdan görüldüğünden daha fazla sıkıntı yaşamaktadır. Sıklıkla kaygıları iyice kontrolden çıkana kadar bunları çevresindeki insanlara yansıtmamaya çalışırlar. Kaygılar çevredeki insanlar tarafından fark edildiğinde ya da çocuk yardım istediğinde problem için profesyonel destek almak bu yüzden önemlidir.

Sonuçta kaygı bozuklukları sık görülen ve çocukların yaşamını belirgin şekilde olumsuz etkileyen psikolojik problemlerdir. Korku ve kaygılar ebeveynler tarafından fark edildiğinde çocuğa bunları uygun şekilde yönetmeyi öğretmeleri gerekir. Eğer ebeveyn desteğine rağmen korku ve kaygılarda azalma olmuyor ve çocuğun yaşamını olumsuz etkiliyorsa zaman kaybetmeden profesyonel destek almak sürecin uzaması ve çocuğun daha fazla yıpranmasını önleyecektir.

Doç. Dr. Abdurrahman Cahid Örengül
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Öğretim Üyesi


Önemli Hatırlatma: Bu içerik ilgili uzman danışman tarafından izleyicilerimizi bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı ile ilgili her konuda, bir tıp doktoruna veya çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz.

YORUMUNUZ / GÖRÜŞÜNÜZ

MESAJINIZ GÖNDERİLİYOR,
LÜTFEN BEKLEYİNİZ...

MESAJINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. MESAJLARINIZ SAYFAMIZDA YAYIMLANMAYACAKTIR. YALNIZCA İÇERİK GELİŞTİRME AMAÇLI DEĞERLENDİRİLECEKTİR.

FORMDAKİ BAZI BİLGİLER EKSİK.
LÜTFEN GİRDİĞİNİZ BİLGİLERİ GÖZDEN GEÇİRİRMİSİNİZ...

GÖNDER