Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor!

Okula gitmede isteksizlik veya daha sonraki zamanlarda korkuya dönüşme durumu hem kız hem de erkek çocuklarında görülebilmektedir. Bu sebepledir ki, anne baba ve öğretmenlerin kız ve erkek çocuklarının yaşa bağlı özellikleri hakkında bilgi sahibi olmaları gereklidir.

Okula karşı direncin belirtilerini tanıyarak, sorun daha da kemikleşmeden önlem alın. 1 Kasım 2019
Uzman Psikolog Yegan Sasık Özcan
Okula gitmek birçok çocuk için eğlence kaynağı iken, kimi zaman kimi çocuklar içinse istenmeyen ve hoşnutsuzluk yaratan bir durum halini alabilmekte. Okula gitmede isteksizlik birçok çocuğun eğitim yaşantısı içinde yaşadığı olağan bir durumdur. Dikkat edilmesi gereken bu isteksizliğin ne kadar sürdüğü, çocuğun ne gibi tepkiler verdiğidir. Yani eğer okula gitmede isteksizlik hali, çocuğun uzun süreli devamsızlığı veya okula gitmekten kaygı duyma ve hatta gitmeyi reddetme davranışı ile birlikte görülen fizyolojik belirtiler (Mide bulantısı, baş-karın ağrısı, vb.) halini almaya başlamış ise o zaman isteksizlik olarak değil, okul fobisi olarak adlandırılacak bir durumdan söz edebiliriz. 

Okula gitmek istememe davranışının görülmeye başlandığı anı, anne baba ve öğretmenlerin erken zamanda fark etmeleri, bu isteksizliğin derecesinin ilerlememesi adına çok önemlidir. Aile ve öğretmenin psiko-sosyal desteği gereklidir, ancak unutulmamalıdır ki bu korku ve kaygının altında birçok farklı neden bulunabilir. Okul korkusu anaokuluna ilk başlayan ya da okul değiştiren çocuklarda görülebildiği gibi yeni kardeş doğumu, ani bir travma gibi nedenlerle okula problemsiz olarak başlamış ve devam etmekte olan çocuklarda da görülebilmektedir.

Okul korkusunun olası nedenleri

Okul korkusunun temelinde çocuğun anne babaya, çoğunlukla da anneye aşırı bağımlı olması ve anne babadan ayrılma korkusu yatar.

Çocuk anne babası olmadığında kendisine veya anne babasına bir şey olacağından korkuyor olabilir.

Yeni bir kardeşin doğumuyla kardeş kıskançlığının ortaya çıktığı durumlarda görülebilir.

Sorumluluk almaktan korkuyor olabilir.

Anne babanın çocuğun okula başlamasıyla geliştirdikleri endişe ve kaygıları çocuğa yansıtmaları sonucu çocukta okul korkusu yaşanmaya başlayabilir.

Annenin de çocuğa bağımlı olması okul korkusunu tetikleyebilir.

Çocuğun geç saatlere kadar ayakta kalması gitmek istememesine neden olabilir.

Performans kaygısı yaşayan çocuklar başarısız olma endişesiyle okula gitmek istemeyebilirler.

Öğretmenin ilgi ve sevgisi diğer çocuklara da yöneleceğinden çocuk kendisine gösterilen ilgi ve sevgiden tatmin olmayabilir.

Ev ortamı çok kuralsız ve patronun çocuk olduğu aile yapılarında, çocuklar bir düzen bütünü olan eğitim kurumlarına uyumda akranlarına kıyasla güçlük çekmekte ve okula gitmeyi istemeyebilmektedirler. Bu çocuklar kurallı ortama aşina olmadıklarından da endişe duyabilmektedirler.

Yani ‘okul korkusu’ olarak tanımladığımız ya da okula gitmek istemeyen çocuk olarak etiketleme yapılan durumlarda aslında düşünülmesi gereken bu davranışın altında yatan nedenlerdir. Büyük bir ihtimalle çocuğun yaşadığı olumsuz deneyimler (Okul içi ya da ev ortamında), okula gitmek istememe davranışı olarak gözler önüne serilmektedir.

Öğretmenler ve anne babaların yapmaları gereken öncelikle çocuğu anlamaya çalışmak ve kendi davranışlarını gözden geçirmektir. Eğer ki gitmek istememe davranışı göstermekte olan çocuk aynı zamanda fiziksel rahatsızlıklarından şikayetçi ise doktor muayenesi şarttır. Fiziksel bir rahatsızlığı olmadığı anlaşılan çocuklarda psiko-sosyal destek anne baba, uzman ve öğretmen üçgeni işbirliğince sağlanmalıdır.

Çocuğu okula gitmek istemeyen anne babalara bazı öneriler

Bu süreçte ailelerin dikkat etmesi gerek en kritik nokta çocuğun okula gitmeyip evde kaldığında evdeki ortamın cazip kılınmaması gerektiğidir. Örneğin evde kaldığı bir günü evde annesi ile televizyon seyrederek geçirmek veya hep beraber bir tatil günüymüşçesine eğlenceli oyun ve etkinlikler gerçekleştirmek bu davranışı ödüllendirmek ve tekrar edilmesine zemin hazırlamaktadır. 

Okula karşı direncin belirtilerini tanıyarak, sorun daha da kemikleşmeden önlem alın.

Çocuğunuzla sık sık konuşarak okula gitmek ile ilgili hem olumlu hem de olumsuz duygu ve düşüncelerini dile getirmesine yardımcı olun. Anne babalar bazen olumsuz duygu ve düşüncelerin konuşulduğu zaman daha da artacağını düşünerek konuşmaktan kaçınmaya çalışırlar. Fakat çocukların davranışlarında meydana gelen değişikliklerin her biri yardım çağrısıdır ve YARDIM ÇAĞRILARI duyulmalıdır. Duyulmaması sorunun daha da alevlenmesine yol açacağı gibi, ayrıca duygusal gelişimini de olumsuz etkiler.

Konuşmanın yanı sıra oyun, dans, resim, müzik gibi etkinlikler de çocukların duygularını dışa vurmasına yardımcı olurlar.

Çocuğun okul ile ilgili duygu ve düşünceleri karşısında yargılayıcı, küçümseyici, alaycı, suçlayıcı olmayın. Çocuğu okula göndermekten hemen vazgeçmeyin. “Evet korkuyorsun, bizden ayrıldığın için üzülüyorsun ve bu yüzden okula gitmek istemiyorsun. Ben de seni özlüyorum, fakat tıpkı senin yaşındayken benim ve şimdi senin yaşında olan diğer arkadaşların gibi sen de okula gitmek zorundasın. Hem ben senin okulda neler yaptığını çok merak ediyorum. Böylece akşam konuşacağımız birçok şey oluyor.” diyebilirsiniz. Akşam eve geldiğinde okul ile ilgili konuşmak istemeyen çocuklar ile de hemen başka keyifli konular hakkında sohbete başlamalısınız.

Bu konuda anne-babanın yanı sıra çocuğa yakın olan tüm yetişkinlerin tutarlı davranmasının gerekliliğinin önemi göz ardı edilmemelidir.  Çocuğun okula ilişkin en küçük bir olumsuz tepkisinde hemen geri adım atarak sadece bir günlüğüne bile olsa okula göndermemek, daha sonraki günlerde çocuğun olumsuz davranışlarını daha da pekiştirecektir.

Aile içinde yaşanan sorunlara çözüm aranmalıdır.

Okul veya öğretmeniniz hakkında olumsuz düşünceleriniz olsa dahi bunlar çocukların duyabileceği yer ve zamanlarda dile getirilmemelidir.  Çocuğun güveninin sarsıldığı ve gözünde otoritesinin zayıfladığı öğretmen ve okulun hangi okul ve hangi öğretmen olduğu çocuğun zihninde fark teşkil etmez. Ortadan kalkmasına neden olunan güven ve saygı duyguları çocuğun zihninde tüm okullar ve öğretmenlere yöneliktir. Yetişkinler sorunları kendi aralarında çözmeli, çocuklara durum uygun bir neden gösterilerek sunulmalıdır.

Okula gitmediğinde çocuğunuzu cezalandırmak yerine gittiği günlerde övmeyi unutmayın…



Önemli Hatırlatma: Bu içerik ilgili uzman danışman tarafından izleyicilerimizi bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı ile ilgili her konuda, bir tıp doktoruna veya çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MAKALELER
YORUMUNUZ / GÖRÜŞÜNÜZ

MESAJINIZ GÖNDERİLİYOR,
LÜTFEN BEKLEYİNİZ...

MESAJINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. MESAJLARINIZ SAYFAMIZDA YAYIMLANMAYACAKTIR. YALNIZCA İÇERİK GELİŞTİRME AMAÇLI DEĞERLENDİRİLECEKTİR.

FORMDAKİ BAZI BİLGİLER EKSİK.
LÜTFEN GİRDİĞİNİZ BİLGİLERİ GÖZDEN GEÇİRİRMİSİNİZ...

GÖNDER