Otizmli Çocuklarda Oyun ve Oyuncak Seçimi

Oyuncakların görsel, işitsel, uyarım özellikleri açısından otizmli çocuklara uygun seçilmesi gerekir.

Çocuğu oyun oynayan akranlarıyla bir araya getirerek oyunu görmesi, izlemesi, oyuna katılması ve onları model alarak oyun becerilerini (otizmden kaynaklanan yetersizliğinin elverdiği ölçüde) geliştirmeye çalışması sağlanabilir. 19 Eylül 2022
TRT Çocuk
Otizm; sosyal etkileşim, iletişimdeki bozukluklar, sınırlı ve tekrarlayıcı davranışlarla ayırt edilen yaygın gelişimsel bir bozukluktur.

Otizmli bireylerde sosyal-duygusal karşılık verme güçlüğü, sözel olmayan iletişim davranışlarını kullanma ve anlamada yetersizlikler, gelişim düzeyine uygun iletişim başlatma ve sürdürmede yetersizlikler gözlenir. Otizm, erken dönemde ortaya çıkan semptomlarıyla, bireyin günlük yaşam işlevlerini yerine getirmesinde sınırlılıklara neden olur.

Oyun ise, yaşamın her evresinde var olan bir etkinlik olmakla birlikte, özellikle yaşamın ilk yıllarında çocuğun içinde yaşadığı dünyayı tanıması, duygularını ifade edebilmesi için en uygun anlatım şeklidir. Çocuklar; oyunun içinde keşfetmeyi, yaşamda gördükleri modelleri taklit etmeyi ve var olan becerilerini geliştirmeyi öğrenirler. Oyun, çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları, kendi deneyimleriyle öğrenme fırsatı sunar. Doğumdan sonra her çocuk, dünyayı anlama çabası içerisine girer. Çocuğun göstermiş olduğu bu çaba ise oyundur. Oyun aracılığıyla gösterilen bu çaba, çocukların dış dünyada olup biten her şeyin ve her nesnenin farkında olduğunun göstergesidir. Dış dünyaya dair farkındalığın, çevre ile etkileşimin ve duygusal paylaşımın sınırlı olduğu otizmli çocuklarda ise bu durum tamamen farklı olmaktadır. Otizmli çocuklar, fiziksel çevreyle ilgilenip etkileşime girseler de sosyal çevreleriyle etkileşime girme, karşılıklı paylaşımda bulunma konusunda yetersizlikler yaşayabilirler. Örneğin aynı ortamda bulunan akranlarının çıkardığı seslerin, sergilediği davranışların farkına vararak ilgi ve dikkatlerini oraya yöneltebilir, onları izleyebilirler. Ancak sergiledikleri davranışların sebepleri hakkında akranlarıyla konuşmak, duygusal anlamda paylaşımda bulunmak gibi sosyal girişimlerde bulunmazlar.

Otizmli çocukların kendilerine has bir iletişim şekli vardır ve bu iletişim, bağ kurma amacı ve sosyalleşme niteliği taşımaz. Zira otizmli çocuklar iletişimin bu işlevinin farkında değildir. Taşımış oldukları bu özelliklerinden ötürü de sosyal bağlantılar kurma ve toplum içerisinde yer almanın ilk deneyimleri olan oyun oynama davranışından büyük oranda yoksundurlar. Bu yüzden, oyunu başlatma ve sürdürmede büyük oranda güçlük çekmektedirler. Otizmin tanılama ölçütleri arasında yer alan sosyal ve hayali oyundaki yetersizlikler, bu çocukları diğer gelişimsel gecikmesi olan çocuklardan ayıran önemli bir belirtidir.

Araştırmalarda otizmli çocukların okul öncesi dönemdeki oyun davranışlarının, aynı yaş grubundaki normal gelişim gösteren ve gelişimsel gecikmesi olan çocuklardan farklı olduğu gözlenmektedir. Otizmli çocukların oyunlarının yaşa uygunluğu, çeşitliliği, oyunlarında yaratıcı ve karmaşık detaylar kullanma düzeyleri, oyun oynama süreleri ve sıklıkları yaşıtlarından önemli ölçüde farklıdır.

Normal gelişim gösteren çocukların okul öncesi dönemdeki oyun etkinlikleri, çoğunlukla nesnelerle keşfedici oyunlara veya nesnelere –mış gibi anlamlar yüklemeye dayanır. Aynı dönemdeki otizmli çocukların oyun davranışları ise genel olarak tekrarlayıcı, duyusal, izole olmuş, somut nitelikte olup hayali olaylardan uzaktır.

Otizmli çocuklar genellikle akranlarına ve ebeveynlerine karşı duyarsız olduklarından, onlara ve onların kurmuş oldukları oyunlara ilgi göstermezler. Akranlarının oyunlarına ilgi göstermiş olsalar bile çoğunlukla onlarla bir arada, eş zamanlı şekilde oyun oynamaz, duygusal olarak varlıklarını ortaya koyarak ve dikkatlerini vererek oyunun içine dahil olmazlar.

Otizmli çocukların bir diğer oyun özellikleri ise, nesne ve oyuncaklarla sembolik olarak oynayamamalarıdır. Oyuncakları amacına uygun olmadan kullanmaları ve sembolik oyun oynayamamalarının sebebi de; sosyal yaşamı gözlemleme ve analiz etme, sosyal iletişim becerilerini öğrenme, duruma uygun şekilde kullanma ve edindikleri bilgileri farklı amaçlar için kullanma konularında yaşadıkları eksikliklerdir.

Otizmli çocukların bir diğer oyun özellikleri ise nesne ve oyuncaklar ile sembolik olarak oynayamamalarıdır. Bu eksiklik, otizmli çocukların sosyal yaşamı gözlemleme ve analiz etme, sosyal iletişim becerilerini öğrenme ve duruma uygun şekilde kullanma ve edindikleri bilgileri farklı amaçlar için kullanabilme konularında yaşadıkları eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Bu sebeple otizmli çocuklar hayal gücünün kullanıldığı oyuncaklar yerine renk ve şekil açısından uyumlu olan yapboz, yapısal malzemelerden oluşan göze hitap eden oyuncaklarla oynamayı tercih ederler.

Bunların yanı sıra otizmli çocuklar, oyuncakların işlevlerine yönelik olarak oynamak yerine oyuncakları tekrarlayıcı olarak sallama, döndürme gibi hareketler yapmayı, belli rutinlere bağlı kalarak kendi içlerine dönük, kompleks olmayan oyunlar oynamayı tercih ederler. Otizmli çocuklar bu hareketleri yaparken kendilerini güvende hisseder ve değişiklik durumunda ise kendilerini güvende hissetmeyerek rutinlerinin değişmesine tepki gösterebilirler.

Otizmli çocuklar, rutinlerine bağlı kalmayı önemsedikleri için sürekli aynı oyuncakla oynamak isteyebilirler. Bu durumda, aşamalı bir şekilde çocuğun başka oyuncaklarla oynaması için teşvik edilmesi de önemlidir. Ancak bu süreç sağlıklı ve titizlikle yönetilmeli; farklı oyuncaklar, farklı sürelerle denenmelidir. Çocuğun tercihlerine saygı duyulmalı ve duygusal anlamda çocuğa zarar verebilecek olumsuz ve sert tutumlardan kaçınılmalıdır.

Otizmli çocukların oyunlarında görülen bir diğer dikkat çekici durum da yaratıcı etkinliklerde yaşadıkları eksiklik dolayısıyla kendilerinin oyun başlatamamalarıdır.

Bu çocuklar başkalarını taklit eder ya da bir başkasını hiç usanmadan, sıkılmadan izlemekle yetinirler. Örneğin, bir yapbozu peş peşe ve aynı şekilde yaparlar. Yapbozu yapmaktan sıkılmazlar. Yapı-inşa oyuncaklarıyla dizme veya üst üste yerleştirme, sürekli döndürme, çevirme gibi yineleyici bir şekilde, yaratıcılıktan yoksun olarak oynayabilirler. Ayrıca otizmli çocuklar az da olsa oyun oynayacak olurlarsa sadece yetişkinlerin gösterdiği şekilde oyunlarını oynayabilirler. Çoğunlukla kendileri yeni bir oyun oluşturamazlar. Hoşlarına giden bir filmi sıkılmadan defalarca izleyebilir, sevdikleri müzikleri defalarca sıkılmadan dinleyebilirler. Bu sebeple eğer yetişkinin başlattığı oyuna karşı olumlu bir yönelim gerçekleştirirlerse bu oyun davranışını da sıkılmadan tekrarlayabilirler.

Otizmli Çocuklar İçin Oyuncak Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklar için oyuncak seçiminde de dikkat edilmesi gereken birtakım unsurlar bulunmaktadır. Oyuncakların görsel, işitsel, uyarım özellikleri açısından otizmli çocuklara uygun seçilmesi gerekir.

Otizmli bir çocuk; ışıklara bakar, dönen objelere gözleri takılır, ellerini inceler, parmaklarını gözlerinin önüne getirip oynatır. Çocuğun kişisel hassasiyetleri de göz önünde bulundurularak görsel uyarım ihtiyacını karşılayabilecek; el feneri, dönen lambalar, tekerlek, kum saati, manyetik toplar, ışık çubukları, ışık tabancası, yazı tahtaları, dürbün vs. gibi oyuncakların alınması uygundur.

Otizmli çocuklardan kimileri dokunsal anlamda oldukça kaçıngan olsalar da kimi çocuklar çeşitli dokunsal uyaranlarla etkileşime girmekten keyif alabilirler. Böyle çocuklar kendi vücudunu okşar, kendini çimdikler, parmağını ağzına sokar, ve ellerine ipleri dolar. Bu tür çocuklar için ise iple hareket eden kuklalar, balık oltaları, mızıka ya da davul gibi nefesli ve vurmalı müzik aletleri tercih edilebilir. Bu tür oyuncaklar, çocuğun dokunsal olarak uyarılmasını ve tatmin olmasını sağlayarak çocuğun oyuna ve oyuncağa karşı olumlu bir tutum geliştirmesine katkı sağlayabilir. Aynı zamanda çocuk, bu tür oyuncaklarla oynadıkça duyularının ve bedeninin daha çok farkında olmaya başlayarak bedenine yönelik duyarlılık kazanabilir. Ancak bazı otizmli çocuklar; bazı hareketlere, renklere ve seslere karşı olumsuz bir duyarlılık geliştirebilirler. Bu tip bir duyarlılığı olan çocuklarda çok renkli, hareketli, ses çıkaran oyuncakların aksine; ses çıkarmayan, sabit duran ve daha sade renklerle tasarlanmış, onları rahatsız etmeyecek oyuncakların seçilmesi daha uygun ve sağlıklı olacaktır.

Otizmli çocuklar, vücutlarını garip şekillere sokar, çeşitli pozlar verir, ayak parmakları üzerinde yürür, kafasını yana eğerek dolaşabilir. Bu hareket ve uyarılma ihtiyacının da karşılanabilmesi adına hareketi veya pozisyonu değişebilen, çocuğun da bedensel duruşunu değiştirebilecek oyuncaklar tercih edilebilir. Örneğin, çocuğun üzerinde zıplayabileceği büyük terapi topları, içinde veya üzerinde dönülebilecek silindirik araçlar, vagonlar, döner büro koltuğu, hamak, salıncak, trombolin vb. nesneler kullanılabilir.

Otizmli Çocukların Oyun Becerilerinin Geliştirilmesi İçin Neler Yapılabilir?


Oyun, normal gelişim gösteren çocuklar için olduğu gibi otizmli çocuklar için de sosyal gelişim yönünden oldukça önemlidir. Otizmli bir çocuğun oyun becerilerinin gelişmesi için uygun oyuncaklarla oyun oynama fırsatı sağlanması oldukça önemli olsa da yalnızca uygun oyuncak seçimi oyun becerilerinin gelişmesi için yeterli değildir. Otistik çocukların yaşıtlarıyla çok seyrek etkileşime girmeleri de bu çocukların uygun sosyal becerilerini, tek başına ya da yaşıtlarıyla birlikte oyun oynama davranışlarını kazanmalarını sınırlandırmaktadır.

Otistik çocukların yetersiz oldukları bilinen sembolik oyun becerilerini ve uygun oyun oynama davranışlarını geliştirebilmek adına, öncelikle çocuklara oyuna dönüştürebilecekleri günlük yaşantılar sunmak gerekir.

Oyunlar içerisinde çocuğun taklit davranışını görmesini, kullanmasını sağlamak ve karşılıklı etkileşimi gerektiren etkinliklerde bulunmak oldukça önemlidir.

Çocuğu oyun oynayan akranlarıyla bir araya getirerek oyunu görmesi, izlemesi, oyuna katılması ve onları model alarak oyun becerilerini (otizmden kaynaklanan yetersizliğinin elverdiği ölçüde) geliştirmeye çalışması sağlanabilir.

Ancak tüm bunlar yapılmasına rağmen otizmli çocukların oyun oynama davranışlarındaki eksikler var olmaya devam edebilir. Otizmin bir spektrum olması, her çocukta farklı derecelerde ve şekillerde kendini göstermesi sebebiyle otizmli çocukların oyun becerilerini geliştirmeye yönelik bu çabalara karşılık verme ya da vermeme durumları, süreleri değişkenlik gösterebilir. Otizmin seviyesine, çocuğun önceki yaşantılarına da bağlı olarak öğrenme ve gelişmedeki hızı, düzeyi farklılaşmaktadır.



Önemli Hatırlatma: Bu içerik ilgili uzman danışman tarafından izleyicilerimizi bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı ile ilgili her konuda, bir tıp doktoruna veya çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz.

YORUMUNUZ / GÖRÜŞÜNÜZ

MESAJINIZ GÖNDERİLİYOR,
LÜTFEN BEKLEYİNİZ...

MESAJINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. MESAJLARINIZ SAYFAMIZDA YAYIMLANMAYACAKTIR. YALNIZCA İÇERİK GELİŞTİRME AMAÇLI DEĞERLENDİRİLECEKTİR.

FORMDAKİ BAZI BİLGİLER EKSİK.
LÜTFEN GİRDİĞİNİZ BİLGİLERİ GÖZDEN GEÇİRİRMİSİNİZ...

GÖNDER