'Çocukluk Korkusu' mu Yoksa 'Fobi' mi?

Çocuklukta; karanlık, canavar, okula gitme, anneden ayrılma, banyo yapma korkusu gibi durumlar gözlenebilir.

Çocukluk korkularıyla ‘fobiler’ birbirinden farklıdır. Her çocuğun gelişim evrelerine göre farklı korkular yaşaması beklenen bir süreçtir. 8 Mart 2022
Uzman Klinik Psikolog / Psikoterapist İclal Gözcü
Birçok kişide farklı şekillerde kendini gösteren fobiler, bireylerde sıklıkla görülebilen anksiyete / kaygı bozukluklarıdır. Fobi, yetişkin veya çocukların belli bir duruma nesneye, kişiye, hayvana veya mekana karşı geliştirdiği şiddetli bir korku olarak tanımlanabilir. Kişi, sahip olduğu fobinin yarattığı durumdan kaçınma davranışı gösterir. Kişinin hayat işlevselliğini ne boyutta etkilediğine bağlı olarak özgül fobinin şiddeti değişkendir, hafif orta ve şiddetli olmak üzere sınıflandırılır. Fobilerin; sosyal fobi, kedi fobisi, böcek fobisi, kapalı alan fobisi, agorafobi (Genel olarak bir alanda - büyük, geniş yada dar -bulunduğu anda o ortamdan çıkamayacağı hissine kapılmak. Bu, metro, alışveriş merkezi, tünelden geçiş gibi çok çeşitli alanları içerebilir.) gibi çeşitli türleri vardır. Özellikle agorafobi ile birlikte ortaya çıkan panik bozukluktan muzdarip olanlar, ın toplumda yaygınlığı azımsanmayacak kadar çoktur.

Fobilerin ortaya çıkmasında genetik yatkınlık önemli bir faktördür ancak hiçbir bebek kedi fobisi ile doğmaz. Fobiler; anne baba tutumları, genetik yatkınlık, travmatik anılar, kişiliğin kaygı yatkınlığı, model alma, yoğun korku deneyimleri gibi faktörlere bağlı olarak gelişebilir ve derinleşebilir. Travmatik bazı deneyimler sonucu oluşan bir sembol, ilerleyen yıllarda bir fobi olarak da karşımıza çıkabilir. Örneğin; şiddetli hamam böceği fobisi yaşayan yetişkin bir bireyin, 4 yaşındayken parmak kopması kazası yaşadığı ve bu travmanın zamanla hamam böceği fobisine dönüştüğü tespit edilebiliyor. Çocukluk korkularıyla ‘fobiler’ birbirinden farklıdır. Her çocuğun gelişim evrelerine göre farklı korkular yaşaması beklenen bir süreçtir. Çocuklukta; karanlık, canavar, okula gitme, anneden ayrılma, banyo yapma korkusu gibi durumlar gözlenebilir. Bu korkular yaygınlaşır ve şiddetlenirse diğer fobilere zemin hazırlayabilir. Çocuklarında son 6 ay içinde korkunun sebep olduğu değişiklikler ve günlük yaşam becerilerinde zorlanmalar gören anne babalar, ilgili konuda oyunlar oynama, hikâyeler okuma gibi çocuklarına fayda sağlayabilecek erken müdahalelerde bulunabilirler. Çocukluk korkuları yaygınlaşır ve çeşitlenirse uzman bir klinik psikologdan destek alınabilir. Dijital dünya da çocukları olumlu ve olumsuz anlamda etkiliyor. Çocuğun denetimsiz internet kullanımı, yaşına uygun olmayan içerik ve sahnelerle karşılaşması fobileri tetikleyebilir. Benzer sorunlarla karşılaşılmaması için çocukların önerilen ekran süresine uyması ve içeriklerin yaşına uygun olup olmadığının takibi önemlidir. Ayrıca fazla uyarana maruz kalan çocuklar, belirli bir yeteneklerini geliştirmekte zorlanır ve uyum problemleri yaşar. Bu gibi sorunlar her türlü kaygı bozukluğunun yaşanmasına zemin hazırlar.

Fobiler, hayati riske varan sonuçlar da doğurabilir. Örneğin çocuğunuzun kedi fobisi, trafiğin yoğun olduğu bir caddeye koşmasına sebep olabilir. Çocuk fobi geliştirdiğinde ebeveynler, çocuğun titreme, ağlama, ağlamaktan katılma, terleme gibi merkezi sinir sisteminin olağandışı bir aktivasyon içine girdiğini görebilir. Bu durumun geçici olduğu ya da çocuğun bilinçli olarak böyle davrandığına dair inançlar yanlıştır. Çocuğa destek olmak, ‘geçti, artık güvendesin’ mesajı vermek ve çocuğu, korkuya sebep olan durumdan uzak tutmak gerekir. Anne babanın ilgi, şefkat ve anlayışı çocuklarda fobinin giderilmesinde ön koşuldur. Aile desteği ile düzeltilemeyen durumlarda uzman yardımı almak oldukça yararlıdır çünkü çocukluk fobileri giderilmezse farklı kaygı bozukluklarına neden olabilir. Panik, takıntı-zorlantı bozukluğu, paranoya gibi sorunların şiddetli fobileri olan bireylerde görülme olasılığı daha fazladır.

Dijital dünya, çocukları olumlu ve olumsuz anlamda etkiliyor. Çocuğun denetimsiz internet kullanımı, yaşına uygun olmayan içerik ve sahnelerle karşılaşması fobileri tetikleyebilir. Benzer sorunlarla karşılaşılmaması için çocukların önerilen ekran süresine uyması ve içeriklerin yaşına uygun olup olmadığının takibi önemlidir. Ayrıca fazla uyarana maruz kalan çocuklar, belirli bir yeteneklerini geliştirmekte zorlanır ve uyum problemleri yaşar. Bu gibi sorunlar her türlü kaygı bozukluğunun yaşanmasına zemin hazırlar.

İclal Gözcü Atayay
Uzman Klinik Psikolog/Psikoterapist


Önemli Hatırlatma: Bu içerik ilgili uzman danışman tarafından izleyicilerimizi bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı ile ilgili her konuda, bir tıp doktoruna veya çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz.

YORUMUNUZ / GÖRÜŞÜNÜZ

MESAJINIZ GÖNDERİLİYOR,
LÜTFEN BEKLEYİNİZ...

MESAJINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. MESAJLARINIZ SAYFAMIZDA YAYIMLANMAYACAKTIR. YALNIZCA İÇERİK GELİŞTİRME AMAÇLI DEĞERLENDİRİLECEKTİR.

FORMDAKİ BAZI BİLGİLER EKSİK.
LÜTFEN GİRDİĞİNİZ BİLGİLERİ GÖZDEN GEÇİRİRMİSİNİZ...

GÖNDER