2-3 Yaş Aralığında Sizi Neler Bekliyor?

2-3 yaş aralığında çocukta görülen fiziksel büyümeyle beraber, kasları da gelişir ve kuvvetlenir.

Bebekler sosyal bir çevrenin içine doğarlar ve yaşamın ilk anından itibaren doğrudan veya dolaylı bir şekilde çevresiyle etkileşime girme ve sosyalleşme girişimlerinde bulunurlar. 1 Kasım 2019
TRT Çocuk
Bireylerin sağlıklı kişilik gelişimi, ilgi ve yeteneklerinin fark edilmesi ve geliştirilmesi, kendine yetebilen ve topluma faydalı bir birey olabilmeleri gibi konularda erken çocukluk dönemi deneyimlerinin önemli etkisi vardır.

Bu kritik dönemde çocukların gelişimlerinin takibi ve desteklenmesi kuşkusuz; çocuğu tanımak, gelişim dönemlerine ait özellikleri bilmek ve bu doğrultuda çocuğu gözlemlemekten geçer. Yine de bilinmelidir ki aşağıda sıralanacak özellikler, aynı yaş grubu çocuklar arasında bireysel farklılıklar gösterebilir.


2-3 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

FİZİKSEL/MOTOR GELİŞİM


Motor gelişim alanı, doğum öncesi dönemde başlayarak hayat boyu devam eden ve bireyin hareket ile ilgili beceri ve davranışlarındaki değişim ve gelişimi ifade eder. Motor gelişim, ince motor (küçük kas) ve kaba motor (büyük kas) gelişim olmak üzere 2 alt başlıkta incelenmektedir. İnce motor(küçük kas) gelişim alanı; kavrama, tutma, sıkma gibi el ve ayak hareketlerini içerirken kaba motor(büyük kas) gelişim alanı; emekleme, yürüme, koşma, zıplama gibi vücudun genel hareketlerini içerir. Motor gelişim alanındaki beceriler, bebeğin fiziksel olarak büyümesi ve olgunlaşmasıyla ilişkili olarak kazanılmaktadır.

2-3 yaş aralığında çocukta görülen fiziksel büyümeyle beraber, kasları da gelişir ve kuvvetlenir. Bu gelişim sayesinde çocuk, motor beceriler konusunda çok daha yetenekli hale gelir. Bu dönemde hızla gelişen motor beceriler, çocuğun bakım vereninden bağımsız hareket edebilmesine ve ilişkilerde etkin bir rol almasına katkı sağlamaktadır.

Fiziksel Gelişim Özellikleri

Yaşamının ilk 2 yılının aksine, kilo alımı ve boy uzaması yavaşlar.
Kemik uçları ve kıkırdaklar sertleşir ve kemikleşmeye başlar.
Beden duruşu yetişkinlerinkine benzemeye başlar.
Baş çevresi yaklaşık 2 cm artar.

İnce Motor Gelişim Özellikleri

Başparmak ve işaret parmağıyla küçük nesneleri yakalayabilir.
Kaşıkla yemek yiyebilir.
Hangi elini aktif olarak kullanacağı açıkça belli olur.
Kâğıtta karalamalar yapmaya başlar.
Kitap sayfalarını çevirebilir, küpleri üst üste dizebilir.

Kaba Motor Gelişim Özellikleri

Rahatlıkla merdiven çıkabilir.
Yerdeki bir nesneyi dengesini yitirmeden eğilip alabilir, destek almadan tekrar kalkabilir. Dik yürüyebilir.
Büyük oyuncakları kolaylıkla itip çekebilir.

DİL GELİŞİMİ

Dil gelişimi bebeğin doğumuyla başlayan ve sözlü-sözsüz iletişime yönelik sesleri, sembolleri, kavramları edinmesini ve doğru şekilde kullanmayı öğrenmesini içeren bir süreçtir.
Dil gelişim süreci; kişinin dili kullanarak kendini anlatabilmesini sağlayan ifade edici dil becerilerini ve kişinin kendisine yöneltilen ifadeleri doğru anlamasına yarayan alıcı dil becerilerini içerir. Bebekler doğdukları andan itibaren etraflarındaki seslere karşı duyarlılık gösterir, alıcı ve ifade edici dil becerilerini aktif olarak kullanmaya başlarlar. Gelişim süreci içerisinde de dil konusunda giderek ustalaşırlar.
Dil gelişimi alanındaki beceriler bireyin fiziksel ve bilişsel alanlardaki gelişimiyle paralel olarak kazanılmaktadır. 2-3 yaş aralığında çocuk, düşünce dünyasındaki gelişmelerle birlikte zihinsel semboller oluşturmaya başlar. Bu yaş grubundaki bir çocuğun konuşmaya başlamış olması beklenir. Ancak gelişimin bireye özgülüğü, mizaç farklılıkları ve karakteristik özellikler sebebiyle konuşma becerisi her çocukta farklı derecelerde ve farklı biçimlerde gözlenebilir.

Dil Gelişimi Özellikleri

Dili amaçlı olarak kullanmaya başlar.
En az üç kelimeyi bir araya getirerek düşüncesini bir bütün olarak ifade edebilir.
Günlük konuşmaları, kendisinden isteneni yerine getirip sorulan sorulara cevap verecek kadar kavrayabilir.
Sıralı yönergeleri anlar. (Oyuncağı al ve bana getir.)
200 civarı kelimeyi anlayabilir fakat hepsini cümle içinde kullanamaz.
Öğrendiği yeni sözcükleri daha doğru ve esnek biçimde kullanmaya başlar.
Kurduğu cümleler anlam yönünden açık olsa da dil bilgisi yönünden zayıf olabilir.
Sözcük haznesinde neden-sonuç ve yer, zaman kavramları daha fazla yer eder. Sınıflandırma ve kıyaslama yapmaya başlar.
Çevresini ve dünyayı keşfetme güdüsüyle “nasıl” ve “niçin” sorularını sık sık sormaya başlar. Bu sorular artık mantığını devreye soktuğunu gösterir.
Bazı zamirleri, sıfatları ve iyelik eklerini cümle içinde kullanmayı öğrenmeye başlar.

BİLİŞSEL GELİŞİM

Biliş; insan beyninin algılama, öğrenme, karar verme, tasarlama, çözümleme, değerlendirme gibi zihinsel süreçlerini ifade eder.
Bilişsel gelişim alanı da bu zihinsel süreçlerdeki değişim ve gelişmeleri içerir. Bireyin düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçleri yaşla birlikte değişim gösterir.
Bebeklikte oldukça ilkel düzeyde olan bilişsel yapılar, gelişimsel süreç içerisinde giderek zenginleşir ve günlük yaşam becerilerine dönüşür. Bu bilişsel gelişimin gerçekleşebilmesinin çeşitli yolları vardır. Bunlardan en önemlisi de doğduğu andan itibaren bebeğe zengin uyarıcılar sunulmasıdır. Bütün duyularına hitap edebilecek oyuncaklar, görsel açıdan güçlü hikâye kitapları, çevresiyle etkileşime girebileceği alanlar bu zengin uyarıcılara örnek olabilir. Ev eşyaları ve mutfak malzemeleri bile bu uyaranlardan biri olabilir.

2 yaşındaki çocuğun dikkat süresi belirgin ölçüde uzar. Dikkat süresinin artmasıyla beraber algı, bellek, sembol ve kavram arası ilişki kurma, taklit, akıl yürütme, problem çözme ve yaratıcılık gibi kabiliyetleri de gelişme gösterir. Öğrendiği her yeni sembolün zihninde kavramsal bir karşılığı oluşur. Bilgiyi veya deneyimi zihnine kaydeden çocuk, ihtiyaç duyduğunda kaydettiği bilgiyi yeniden kullanabilir hale gelir. Ancak gelişimin bireye özgülüğü, mizaç farklılıkları ve karakteristik özellikler sebebiyle bu özellikler her çocukta farklı derecelerde ve farklı biçimlerde gözlenebilir.

Bilişsel Gelişim Özellikleri

Art arda verilen üç yönergeyi uygulayabilir.
Nesneleri kullanım amaçları dışında, –mış gibi kullanabilir, rol ağırlıklı oyunlar oynar.
Çevresine yoğun merak duyar.
Sorgu çağına girdiği için devamlı soru sorabilir.
Kendisinin ve aile bireylerinin adını-soyadını söyleyebilir.
Cansız nesnelere canlı özellikleri atfedebilir. (Yere düşürdüğü oyuncak bebeğinden özür dilemek gibi.)
Nesneleri özelliklerine göre sınıflandırabilir.
Tek basamaklı sayıları art arda sayabilir.
Tuvalet ihtiyacını dile getirebilir.

SOSYAL DUYGUSAL GELİŞİM

Bebekler sosyal bir çevrenin içine doğarlar ve yaşamın ilk anından itibaren doğrudan veya dolaylı bir şekilde çevresiyle etkileşime girme ve sosyalleşme girişimlerinde bulunurlar. Sosyal-duygusal gelişim, bu toplumsallaşma süreci içerisinde çocuğun kendisi ve çevresiyle uyum içerisinde olabilmesi ile başlar. Sosyal uyaranları ve duyguları doğru anlayabilir hale gelen çocuk uygun tepkiler verebilmeyi öğrenir. Bu sürecin en önemli kazanımlarından biri de öz denetim becerilerini geliştirebilmesidir. Bebeklerde bu toplumsallaşma ve sosyal etkileşim süreci, içine doğdukları ailede başlar. Doğduğu andan itibaren bebeğin en temel duygusal ihtiyacı; güvende hissetmektir. Bebeğe bu güveni sunması gereken kişiler de ona bakım verenlerdir.
Hem biyolojik hem de duygusal ihtiyaçları zamanında ve uygun şekilde karşılanan çocuğun güven duygusu aşamalı olarak gelişir. Uygun şekilde bakım alan çocuk önce bakım veren kişiye güvenebileceğinden emin olur. Ardından çevresine ve dünyaya güvenebileceğini öğrenir. Güven duygusunun kazanılması ile de sosyal-duygusal gelişim sürecine sağlıklı bir temel atılmış olur. Bu yaşlarda güven konusunda atılan temeller, yaşam boyu bağ kurma becerilerini etkileyebilecek niteliktedir.
Çocuklarda sosyal-duygusal gelişim, bilişsel gelişimle paralel ilerler. Çevreyle sosyal etkileşimi artan ve bu etkileşimi zihninde anlamlandırabilen çocuk, duygularını da daha iyi anlayıp ifade edebilir hale gelir.
Sosyal-duygusal gelişim belli bir rutinde gerçekleşmez, iniş ve çıkışlar gösterebilir. Fakat her yaş grubu için belirgin ve ortak duygusal gelişim aşamaları vardır. Çocuğun duygularının anlaşılması ve desteklenmesi için bu ortak aşamaları bilmek kıymetlidir.
2-3 yaş aralığı, gelişimin kriz dönemlerinden biri olarak tanımlanır. Bebeklik döneminden çıkan çocuk kendini birey olarak kabul ettirme sürecinde dengesiz tavırlar sergilerken, kararsız ve olumsuz bir tutum içine girebilir. İnatçılık, öfke nöbetleri, her şeye hayır deme gibi davranış kalıplarıyla kendini gösteren bu kriz dönemi, oldukça normal ve olağandır. Bu yaş aralığında bağımsızlık ihtiyacı hisseden çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi de bu doğrultuda ilerler.

Sosyal Duygusal Gelişim Özellikleri


Engellendiğinde karşı çıkarak, öfke nöbetleri geçirebilir.
İsteklerinin anında yerine getirilmesini bekler.
İnatçı davranışlar sergileyebilir.
Yemek yemek, elini yıkamak, kıyafetlerini değiştirmek gibi bazı işleri kendi başına halletmek ister, yardım kabul etmez.
Çocuklardan oluşan bir grubun içinde yer alsa bile bireysel oyunlar kurmak ister.
Yetişkin deneyimlerini fark etmeye ve gözlemlemeye başlar.
Yetişkinlerin uğraşlarına dâhil olma isteği oluşur.


Önemli Hatırlatma: Bu içerik ilgili uzman danışman tarafından izleyicilerimizi bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı ile ilgili her konuda, bir tıp doktoruna veya çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz.

YORUMUNUZ / GÖRÜŞÜNÜZ

MESAJINIZ GÖNDERİLİYOR,
LÜTFEN BEKLEYİNİZ...

MESAJINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. MESAJLARINIZ SAYFAMIZDA YAYIMLANMAYACAKTIR. YALNIZCA İÇERİK GELİŞTİRME AMAÇLI DEĞERLENDİRİLECEKTİR.

FORMDAKİ BAZI BİLGİLER EKSİK.
LÜTFEN GİRDİĞİNİZ BİLGİLERİ GÖZDEN GEÇİRİRMİSİNİZ...

GÖNDER