0-1 Yaş Aralığında Sizi Neler Bekliyor?

Beklenen an geldi ve bebeğinizi kucağınıza aldınız! 0-1 yaş aralığında sizi bekleyenler…

Anne ve babaların, sağlıklı bireyler yetiştirebilmelerinin ön koşulu, aslında bu yola çıkmayı yürekten istiyor olmalarıdır... 18 Ağustos 2022
TRT Çocuk
0-1 YAŞ ARALIĞINDA SİZLERİ NELER BEKLİYOR?

Bireylerin sağlıklı kişilik gelişimi, ilgi ve yeteneklerinin fark edilmesi ve geliştirilmesi, kendine yetebilen ve topluma faydalı bir birey olabilmeleri gibi konularda erken çocukluk dönemi deneyimlerinin önemli etkisi vardır.

Bu kritik dönemde çocukların gelişimlerinin takibi ve desteklenmesi kuşkusuz; çocuğu tanımak, gelişim dönemlerine ait özellikleri bilmek ve bu doğrultuda çocuğu gözlemlemekten geçer.

Yine de bilinmelidir ki aşağıda sıralanacak özellikler, aynı yaş grubu çocuklar arasında bireysel farklılıklar gösterebilir.

0-1 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

FİZİKSEL/MOTOR GELİŞİM


Motor gelişim alanı, doğum öncesi dönemde başlayarak hayat boyu devam eden ve bireyin hareket ile ilgili beceri ve davranışlarındaki değişim ve gelişimi ifade eder. Motor gelişim, ince motor (küçük kas) ve kaba motor (büyük kas) gelişim olmak üzere 2 alt başlıkta incelenmektedir. İnce motor (küçük kas) gelişim alanı; kavrama, tutma, sıkma gibi el ve ayak hareketlerini içerirken kaba motor(büyük kas) gelişim alanı; emekleme, yürüme, koşma, zıplama gibi vücudun genel hareketlerini içerir. Motor gelişim alanındaki beceriler, bebeğin fiziksel olarak büyümesi ve olgunlaşmasıyla ilişkili olarak kazanılmaktadır. Yaşamın ilk yılında sağlıklı fiziksel büyüme ve gelişim için bebeğin düzenli beslenmesi ve uyuması kritik öneme sahiptir. Bununla birlikte doğduğu andan itibaren bebekle konuşarak, tensel temasta bulunarak, ona uyaranlar sunarak farklı duyularını harekete geçirmek ve aktif tutmak da yaşamın ilk yılında fiziksel gelişimin desteklenmesi için önemlidir.

0-1 yaş aralığında çocuğun aşağıda sıralanmış olan gelişimsel özellikleri göstermesi beklenir. Ancak gelişimin bireye özgülüğü, mizaç farklılıkları ve karakteristik özellikler sebebiyle bu gelişim süreci her çocukta farklı derecelerde ve farklı biçimlerde gözlenebilir.

Yenidoğan Refleksleri

Yaşamın ilk aylarında bebeklerin fiziksel tepkilerinin büyük çoğunluğu refleks hareketlerden oluşur. Nefes alma, göz kırpma, emme, yakalama gibi refleksler bebeğin hayatta kalabilmesi için gerekli olan reflekslerdir. Ayrıca bebeğin sağlıklı gelişiminin de en temel göstergelerindendir. Doğumla birlikte başlayan bu refleksler 4 ay civarında kaybolmaya başlar ve ilerleyen aylarda bebekler; uzanma, tutma, dönme gibi bilinçli motor hareketlerde bulunmaya başlarlar.

Arama Refleksi: Bebeğin yanağına dokunulduğunda yüzünü dokunulan tarafa doğru çevirmesidir. Arama refleksi; bebeğin, annesinin memesini arayıp bulmasını sağlayan ve beslenme açısından kritik öneme sahip olan bir reflekstir.

Emme Refleksi: Emme refleksi doğum öncesi dönemde başlayan ve bebeğin memeyi, biberonu emerek beslenebilmesi için oldukça önemli olan bir reflekstir. Emme refleksi doğumdan sonraki ilk günlerde zayıf şekilde gözlenebilir. Bu durumda hemen endişeye kapılmadan bebeğin düzenli emmesi sürdürülerek bu refleksi güçlendirilebilir. Emme refleksi 2-4. aylardan itibaren istemli emme davranışına dönüşerek kaybolur.

Moro Refleksi: Sıçrama refleksi olarak da bilinen moro refleksi bebeğin yüksek sesler, ani hareketler ve düşme hissi karşısında kollarını ve bacaklarını yana doğru açarak verdiği irkilme ve sıçrama tepkisidir. 4-6. aylardan itibaren kaybolmaya başlar.

Yakalama Refleksi: Palmer refleksi veya kavrama refleksi olarak da adlandırılan yakalama refleksi, bebeğin avucuna herhangi bir nesneyle dokunulduğunda nesneyi yakalaması ve sıkıca tutmasıdır. Kavrama refleksi sağlıklı sinir sistemi gelişiminin göstergelerindendir.

Adımlama Refleksi: Bebeğin kollarının altından dik bir şekilde tutularak ayakları düz bir zemine dokundurulduğunda adım atma davranışı sergilemesidir.

Babinski Refleksi: Bebeğin ayak tabanına dokunulduğunda veya hafif bir şekilde vurulduğunda ayak parmaklarını yukarı ve aşağı doğru hareket ettirerek yelpazeye benzer şekilde açmasıdır. Babinski refleksi yaklaşık 24. aya kadar gözlenebilir. Babinski refleksinin asimetrik bir şekilde gözlenmesi veya hiç gözlenmemesi takip edilmesi gereken bir durumdur.

Tonik Boyun Refleksi: Bebeğin başı bir tarafa doğru çevrildiğinde, aynı taraftaki kolunu ve bacağını düz bir şekilde açması, diğer taraftaki kolunu ve bacağını ise bükerek kapatmasıdır. Bebeğin sağlıklı sinir sistemine sahip olduğunun en önemli göstergelerinden biridir.

İnce Motor Gelişim Özellikleri

0-3 AY

Gösterilen, hareket eden nesneyi gözleriyle veya hem gözleri hem de başıyla takip edebilir.

Ellerini bir süre açık şekilde tutabilir.

Avucuna dokundurulan nesneyi kavrar, parmaklarıyla veya elinin tamamıyla yakalar.

Ellerini yanlardan ortaya getirerek göğüs ve çene hizasında birleştirebilir.

Sırtüstü pozisyonda yatarken parmaklarını inceler, parmaklarıyla oynar.

3-6 AY


Elindeki nesneleri ağzına götürür.

Çıngırağı bir elinden diğer eline geçirebilir.

Önüne koyulan nesnelere uzanmaya başlar, küçük nesneleri inceler.

Gösterilen nesneyi 180 derecelik açıda başıyla takip edebilir.

Yere düşen nesneleri fark edip arar.

6-9 AY


Aynı anda iki elinde nesne tutabilir.

Kolay ulaşabileceği bir uzaklığa bir nesne koyulduğunda nesneye uzanarak eline alabilir.

Küçük nesneleri avuçlayarak eline alabilir, bir elinden diğer eline geçirebilir.

Nesneleri iki eliyle tutabilir.

İki elinde bulunan nesneleri birbirine vurabilir.

Şapka, çorap gibi giysilerini çekerek çıkarabilir.

9-12 AY


Küçük nesneleri, başparmağı ve diğer parmaklarını kullanarak alabilir, tutabilir.

İşaret parmağını kullanarak nesneleri itebilir, yoklayabilir.

Kendisine eşlik edilmesi halinde nesneleri kutu, bardak gibi eşyaların içine koyabilir veya bunların içinden nesneleri çıkartabilir.

Kalemle gelişigüzel karalamalar yapabilir.

Kaba Motor Gelişim Özellikleri

0-3 AY

Bedenini dengeli ve eşit bir şekilde hareket ettirebilir.

Kucakta otururken başını düşürmeden dik ve sabit olarak tutabilir.

Yüzüstü yatarken başını kaldırabilir.

Kucakta otururken, sırtüstü veya yüzüstü yatarken başını çevirebilir, etrafa bakabilir.

Bacaklarını bükebilir, tekme atabilir.

3-6 AY

Kucağa alındığında vücudunu dik tutabilir.

Yüzükoyun yatırıldığında kollarının desteğiyle başını ve göğsünü kaldırabilir.

Sırtüstü yatırıldığında yüzükoyun pozisyona, yüzükoyun yatırıldığında ise sırtüstü pozisyona dönebilir.

Yarı oturur pozisyonda destekle oturabilir.

6-9 AY

Desteksiz oturabilir.

Eşyalara tutunarak ayakta durabilir.

Yatarken yastıklara veya yetişkinin ellerine tutunup kendini yukarı çekerek oturur pozisyona geçebilir.

Kollarının altından tutulunca yürüme hareketleri yapar.

Sırtüstü pozisyonda yatarken ayaklarına bakmak için başını yastıktan kaldırabilir.

9-12 AY


Eşyalara tutunarak ayağa kalkabilir. Tutunarak ayakta dururken, sırtüstü ve yüzükoyun yatarken veya emeklerken de oturur pozisyona geçebilir.

Kısa bir süreliğine destek almadan ayakta durabilir.

Tutunarak ayakta dururken eşyaların veya yüzeylerin kenarlarından destek alarak yana doğru ilerleyebilir.

Emekleyebilir, yerde yuvarlanabilir.

Tek eli tutulduğunda adım atabilir.

DİL GELİŞİMİ


Dil gelişimi bebeğin doğumuyla başlayan ve sözlü-sözsüz iletişime yönelik sesleri, sembolleri, kavramları edinmesini ve doğru şekilde kullanmayı öğrenmesini içeren bir süreçtir.

Dil gelişim süreci; kişinin dili kullanarak kendini anlatabilmesini sağlayan ifade edici dil becerilerini ve kişinin kendisine yöneltilen ifadeleri doğru anlamasına yarayan alıcı dil becerilerini içerir. Bebekler doğdukları andan itibaren etraflarındaki seslere karşı duyarlılık gösterir, alıcı ve ifade edici dil becerilerini aktif olarak kullanmaya başlarlar. Gelişim süreci içerisinde de dil konusunda giderek ustalaşırlar.

Dil gelişimi alanındaki beceriler bebeğin fiziksel ve bilişsel alanlardaki gelişimiyle paralel olarak kazanılmaktadır. Yaşamın ilk aylarında bebekler genellikle ağlama yoluyla kendilerini ifade eder ve kendi kendilerine seslendirmeler yaparak âdeta konuşma provalarında bulunurlar. Farklı ihtiyaçları için farklı tonlarda ağlamalar geliştirebilen bebekler, bakım vereni tarafından kodunun doğru çözülmesine ve ihtiyaçlarının karşılanmasına gereksinim duyar. Bebeğin vermiş olduğu sözlü-sözsüz tepkilere zamanında, ilgili ve sıcak yanıtlar vermek sağlıklı dil gelişiminin temelini oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra çevrenin ve eğitimin de dil gelişimini destekleyici etkisi bulunmaktadır.

Dil Gelişimi Özellikleri

0-3 AY


Zil sesi, müzik sesi, tıkırtı gibi sesleri algılar, tepki verir.

Ani ses veya gürültülerden ürker.

Bebekle konuşulduğunda ağlama dışında farklı sesler çıkarır, agular. Ağlamanın dışında çıkardığı ilk sesler genellikle onun ihtiyaç ve isteklerinin göstergesidir.

Farklı ihtiyaçlarına yönelik olarak farklılaşmış ağlama davranışı gösterir.

Sesli şekilde güler.

Tanıdık bir sesi algılar ve başını çevirebilir, sesin kaynağına yönelir.

Kendisiyle konuşan kişiye bakar, bir süre dinler.

3-6 AY

Bir sesli, bir sessiz harf içeren 'ba', 'da', 'ga', 'ma' gibi tek heceli, anlamsız sesler çıkarabilir.

İsmi söylendiğinde sesin geldiği yöne döner.

Çoğunlukla anlaşılır olmayan ifadelerin bulunduğu, kendine özgü bir dil geliştirir. Uyanık olduğu zamanlarda kendi kendine bir şeyler söyler.

6-9 AY

İnsan seslerini taklit edebilir. Karşısındaki bir yetişkin; öpme, hapşırma, dil şıklatma gibi sesler çıkardığında onu taklit etmeye çalışır.

İsteklerini belli etmek için ses, jest ve mimikleri kullanır.

Yetişkinin ilgisini çekmek için kendi kendine sesler çıkarır.

‘Da-da, ba- ba, ma-ma’ gibi tekrarlı heceler çıkarabilir.

9-12 AY

Anne, baba, dede gibi ilk sözcüklerini söyler. On ikinci ay civarında anne, baba dışında; “gel, bak” gibi birkaç sözcük daha kullanabilir.

Anne ve babasını, ismini bildiği kişi veya nesneleri görünce isimlerini söyleyebilir.

Müzik çalınca sallanır, vücuduyla eşlik eder.

“Al, ver, bak” gibi basit ifadeleri anlayıp uygun tepkilerde bulunmaya başlar.

“Hayır!” denildiğinde anlar ve tepki verir.

BİLİŞSEL GELİŞİM

Biliş; insan beyninin algılama, öğrenme, karar verme, tasarlama, çözümleme, değerlendirme gibi zihinsel süreçlerini ifade eder. Bilişsel gelişim alanı da bu zihinsel süreçlerdeki değişim ve gelişmeleri içerir. Bireyin düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçleri yaşla birlikte değişim gösterir.

Bebeklikte oldukça ilkel düzeyde olan bilişsel yapılar, gelişimsel süreç içerisinde giderek zenginleşir ve daha fonksiyonel yapılara dönüşürler. Bu bilişsel dönüşümün gerçekleşebilmesi de doğduğu andan itibaren bebeğe farklı ve zengin uyarıcılar sunulmasıyla mümkün olur.

0-1 yaş aralığındaki çocuğun aşağıda sıralanmış olan gelişimsel özellikleri göstermesi beklenir. Ancak gelişimin bireye özgülüğü, mizaç farklılıkları ve karakteristik özellikler sebebiyle bu gelişim her çocukta farklı derecelerde ve farklı biçimlerde gözlenebilir.

Bilişsel Gelişim Özellikleri

0-3 AY

Ani ses ve hareketlere tepki verir, ürker.

Göz kontağı kurar, annesinin memesini emerken bakışlarını bir noktaya odaklayabilir.

Tanıdık sesleri bilir ve başını çevirir, karşısındaki yetişkini tanıdığını belli eder.

Biberonu veya anne memesini görünce hareketlenir, tepkide bulunur.

Görüş açısındaki renkli, parlak, hareket eden nesneleri gözleriyle takip eder, izler.

Rastlantı sonucu fark ettiği, başardığı bir davranışı tekrarlar. Bu yinelenen hareketlere döngüsel tepkiler adı verilir.

3-6 AY

Sırtüstü pozisyonda yatarken ellerini izler, parmaklarını ağzına götürür ve bu şekilde bedenini keşfetmeye başlar.

İhtiyaçlarına göre farklı şekillerde ağlayarak kendisini ifade etmeye başlar.

Biraz uzağındaki nesnelere uzanır.

Eline verilen nesnelerle ilgilenir, oynar ve nesne elinden alındığında fark eder, aramaya başlar ve tekrar almak için elini uzatır.

Farklı kokuları, tatları ayırt edebilir ve farklı yüz ifadeleri ile tepki verebilir.

Aynadaki görüntüsüne tepki verir.

6-9 AY

Elindeki nesneleri yere atar, düşüşlerini izler ve yetişkinin nesneyi geri vermesiyle bu eylemi tekrarlar.

Gözünün önünde yere düşen eşyaları fark eder ve eğilerek nesneleri arar.

Elindeki nesnelerle bir etki oluşturabileceğini fark eder ve elindeki nesneyi bir yere vurarak ses çıkartmak gibi eylemlerde bulunur.

Görme alanı içinde saklanan nesneyi arar. Görme alanı dışına çıkan yetişkine ses, jest, mimik ve hareketlerle tepki verir.

Öncesinde yarısı örtü altına saklanmış nesneleri bulabilirken sonrasında tamamı saklanan bir nesneyi saklandığı örtünün altında fark eder ve bulur.

Tanıdığı kişi ile ilgili bir şey sorulduğu zaman kişiyi aramak için başını çevirir.

Yetişkinin yaptığı el çırpma, baş baş yapma gibi davranışları taklit edebilir.

9-12 AY

Almak, vermek, atmak gibi basit yönergeleri doğru anlar ve uygular.

Resimleri, fotoğrafları, önüne konulan kitap vb. eşyaları inceler.

Farklı yollar deneyerek nesnelere ulaşmaya çalışır.

Bir grup nesne arasından adı söylenen nesneyi gösterebilir.

İstediği şeyi işaret parmağı ile gösterir.

Bardak, kalem, kaşık gibi nesneleri amacına uygun kullanır.

Evde genellikle yetişkinlerin yaptığı süpürmek, silmek gibi işleri gözlemleyip taklit edebilir.

SOSYAL DUYGUSAL GELİŞİM

Bebekler sosyal bir çevrenin içine doğarlar ve yaşamın ilk anından itibaren doğrudan veya dolaylı bir şekilde sosyal etkileşim pratiklerinde ve toplumsallaşma girişimlerinde bulunurlar. Sosyal-duygusal gelişim de bu toplumsallaşma süreci içerisinde çocuğun kendisi ve çevresiyle uyum içerisinde olabilmesi, sosyal uyaranları ve duyguları doğru anlayabilmesi, ifade edebilmesi ve uygun tepkiler verebilmesi, özdenetim becerilerini geliştirebilmesi gibi süreçleri içerir.

Bebeklerde bu toplumsallaşma ve sosyal etkileşim süreci, içine doğdukları ailede başlar. Doğumla, birlikte bebeğin en temel duygusal ihtiyacı; güvendir. Bebeğe bu güveni sunacak kişiler de ona bakım veren ebeveynleridir.

Hem biyolojik hem de duygusal ihtiyaçları zamanında ve uygun şekilde karşılanan çocuk, önce bakım veren kişiye, ardından çevresine ve dünyaya güvenebileceğini öğrenir. Güven duygusunun kazanılması ile de sosyal-duygusal gelişim sürecine sağlıklı bir temel atılmış olur.

Çocuklarda sosyal-duygusal gelişim, bilişsel gelişimle paralel ilerler. Çevreyle etkileşim arttıkça ve bu etkileşimleri anlamlandırabilecek bilişsel kapasite genişledikçe çocuk, duyguları daha iyi anlayıp ifade edebilir hale gelir.

Sosyal-duygusal gelişim belli bir rutinde gerçekleşmez, iniş ve çıkışlar gösterebilir. Fakat her yaş grubu için belirgin ve ortak bir duygusal gelişim eğilimi bulunur. Çocuğun duygularının anlaşılması ve desteklenmesi için bu ortak eğilimleri bilmek kıymetlidir.

0-1 yaş aralığındaki dönemde çocuğun aşağıdaki gelişimsel özellikleri göstermesi beklenir. Ancak gelişimin bireye özgülüğü, mizaç farklılıkları ve karakteristik özellikler sebebiyle bu özellikler her çocukta farklı derecelerde ve farklı biçimlerde gözlenebilir.

Sosyal Gelişim Özellikleri

0-3 AY


Kucağa alındığında, ilgi ve sevgi gösterildiğinde sakinleşir, insanların yüzlerine bakar, karşılıklı olarak gülümser.

İhtiyacı olduğunda ağlayarak ilgi görmeye çalışır.

Kendisine bakım veren kişiyi sesinden, kokusundan tanır.

Dokunsal uyaranlara ve tanıdık durumlara tepki verir.

Farklı jest ve mimiklere tepki verir.

Yakınında konuşan kişinin yüzüne bakabilmek için ona doğru dönmeye çalışır.

Beslenirken, sevgi gösterilirken durumdan hoşnut olduğunu bakışlarıyla belli eder.

3-6 AY

Değişen duygusal tepkilere, yüz ifadelerine ve seslere tepki verir.

İhtiyaçlarına göre farklı şekillerde ağlar.

Sevdiklerine sarılıp öperek sevgisini gösterir, tanıdık yüzlere gülümser.

Tanıdığı kişiyi tanımadığı kişilere tercih eder.

6-9 AY

El çırpma, ce-e oyunu oynama, baş baş yapma, el sallama gibi sosyal davranışları sergiler.

Ebeveynlerinin yönlendirmeleri ile isteklerini jest, mimik, işaret etme gibi yöntemlerle ağlamadan belirtebilir.

Kucağa alınmak istediğinde kollarıyla uzanır.

Kendisiyle oynayan kişilere eşlik eder.

Müzik dinlemekten hoşlanır, farklı müziklere farklı tepkiler verebilir.

9-12 AY


Yetişkini gözlemleyerek; toz almak, silmek, süpürmek, elektrik süpürgesi kullanmak, telefonla konuşmak gibi ev içi etkinlikleri taklit edebilir, oyunlarında taklitleri kullanır.

Bakım vereni veya kendisiyle yakın iletişimi olan güvendiği kişiler yanından ayrıldığında endişelenir, tanımadığı kişilerden utanabilir. Geri döndüklerinde ise sevindiğini ve rahatladığını belli eder. 8-12. aylar arasında bebeğin göstermiş olduğu bu ‘ayrılık kaygısı’ güven temelli bir bağın habercisi olmakla birlikte tamamen doğal ve gelişimsel bir durumdur.

‘Hayır!’ denildiğinde anlar ve engellendiğinde duruma tepki verir.

Kişi ve oyuncak tercihleri yapar.

Duygularını jest ve mimiklerle ifade eder.

Başkaları tarafından ilgi gören davranışlarını tekrarlar.

Bağımsız hareket etmek ister.

Önemli Hatırlatma: Bu içerik ilgili uzman danışman tarafından izleyicilerimizi bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı ile ilgili her konuda, bir tıp doktoruna veya çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz.

YORUMUNUZ / GÖRÜŞÜNÜZ

MESAJINIZ GÖNDERİLİYOR,
LÜTFEN BEKLEYİNİZ...

MESAJINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. MESAJLARINIZ SAYFAMIZDA YAYIMLANMAYACAKTIR. YALNIZCA İÇERİK GELİŞTİRME AMAÇLI DEĞERLENDİRİLECEKTİR.

FORMDAKİ BAZI BİLGİLER EKSİK.
LÜTFEN GİRDİĞİNİZ BİLGİLERİ GÖZDEN GEÇİRİRMİSİNİZ...

GÖNDER