Çocuğunuzu Nasıl Yetiştirmelisiniz?

Her şeyden çok sevdiğimiz “yemeyip yedirdiğimiz, giymeyip giydirdiğimiz” çocuklarımızı geleceğe nasıl hazırlamalıyız? Gelecekte nasıl olmalılar? 10 yıl sonra, 20 yıl sonra çocuklarımız büyüdüğünde nasıl bir insan olmalarını istiyoruz?

Her şeyden çok sevdiğimiz “yemeyip yedirdiğimiz, giymeyip giydirdiğimiz” çocuklarımızı geleceğe nasıl hazırlamalıyız? Gelecekte nasıl olmalılar? 10 yıl sonra, 20 yıl sonra çocuklarımız büyüdüğünde nasıl bir insan olmalarını istiyoruz? 5 Mart 2018
İbn Haldun Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sefa Bulut
Her şeyden çok sevdiğimiz “yemeyip yedirdiğimiz, giymeyip giydirdiğimiz” çocuklarımızı geleceğe nasıl hazırlamalıyız? Gelecekte nasıl olmalılar? 10 yıl sonra, 20 yıl sonra çocuklarımız büyüdüğünde nasıl bir insan olmalarını istiyoruz? Anne baba olmak, çocuk yetiştirmek bazen zor, bazen eğlenceli bir o kadar da insanı olgunlaştırıcı bir deneyimdir. Eğitimimi yaptığım sırada ABD’de ve Türkiye’de hem batılı hem de doğulu ülkelerden birçok aileyi tanıma ve meslektaşlarımla çocuk yetiştirme konusunda  pek çok gözlem ve fikir alış-verişim oldu. Burada önemli bulduğum bazı noktaları burada paylaşmak istiyorum. 

Zaman Yönetimi
Birincisi zaman konusunda maalesef çok duyarsızız. Çocuklarımıza zamanın önemini ve yönetimini öğretmiyoruz. Çocuklar okullara, çoğunlukla ya da sürekli olarak geç kalıyor, ebeveynler de bunu normal bir durum olarak görüyorlar. Oysa anaokulu ve ilkokul çağı çocukları disiplini, zamanı kullanmayı ve önemini erken yaşlarda öğrenmeli. Çocukların en çok öğrendikleri ve öğrenmeye açık oldukları çağ bu çağdır. Velilerimiz bu dönemi sadece gelişme ve büyüme çağı olarak görüyor. Oysa ‘kritik dönem’ olarak adlandırdığımız bu çağda çocuklar, zaman kullanımı, yönetimi gibi bazı temel konuları daha iyi öğrenir. 

Günlük Rutinler 
İkincisi, çocukların ve ailelerin belli bir rutinleri yok. Yemek, yatış, oyun saatleri gibi konularda düzensizlikler var. Örneğin; uyku düzeni için en ideali her zaman aynı saatte yatmak aynı saatte kalkmaktır.  Anaokulu ve ilköğretim öğrencilerinin hem büyüme hormonları açısından hem de iyi bir öğrenim için akşam 09.00’da yatmalarını öneriyoruz. Hatta hafta sonu bile rutinin bozulmadan uygulanması gerekir. 

Sorumluluk 
Çocuklara sorumluluk verilmeli ve günlük ihtiyaçlarını kendileri yerine getirmeliler. Anaokulu çağından itibaren giyinme, dişlerini fırçalama, dolabını düzeltme, çantasını hazırlama, ayakkabılarını giyme, yemek yeme gibi bireysel ve genel ihtiyaçlarını yapabilmeyi öğrenmeleri için fırsat vermemiz gerekir. Biraz daha büyük çocukların ev işlerine yardım etmeleri ve katkıda bulunmalarını da istemeliyiz. Çocuk bunu bir lütuf olarak değil, bir katılım olarak yapmalı. Sorumluluk verilmesi çocuğun gerçek hayat sorunları ile karşılaşmasına ve bunlara hazırlıklı olmasına yardımcı olur.

Yaptığımız yanlışlardan biri de çocuklara karşı aşırı korumacı, çok güvenli bir cam fanus içinde yetiştirmemiz. Çocuğun istediği her şeyin hemen olamayacağını bilmesi, öğrenmesi gerekir. Aksi takdirde arkadaşlık,  iş, askerlik gibi konularda sorun yaşayabilecektir. Örneğin sürekli özel araçla bir yerlere giden çocuğunuzla toplu taşıma araçlarını da kullanın. Birlikte alışverişe gidin, yemek saatini beklemesini sağlayın, istediği oyuncak yerine daha uygununu alın ya da beklemesini sağlayın. Ebeveyn olarak her istediğimizi her zaman alamadığımızı, yapamadığımızı çocuklarımıza da anlatmalıyız. 

Televizyon, Tablet ve Cep Telefonları 
Çocuklarımız televizyon, telefon, tablet gibi ekranlarda çok uzun zaman geçiriyor. Çocukların yarım saatten fazla TV izlememelerini öneriyoruz ancak evde TV sürekli açıksa doğal olarak çocuklar da izliyor. İzleme / dijital oyun süreleri sınırlı olmalı ve kontrol anne-baba da olmalı. Programlar seçilerek izlettirilmeli ve çocuğun yaşına uygun programlar olmalı. Hızlı akan, çok hareketli ve çok fazla saldırgan/şiddet içeren içerikler izlettirilmemeli. Aynı şekilde belgesel gibi yararlı olduğunu düşündüğümüz içerikleri de sınırlı olarak izletmeliyiz. Bu tür araçları çocukları oyalamak ya da uyarmak amacıyla kullanmamalıyız. Zamanın çok değerli olduğunu çocuklara anlatarak, farklı etkinlikler ve oyunlar konusunda teşvik etmeliyiz. 

Alışveriş Merkezleri 
Çocuklarımızı alış veriş merkezlerinden uzak tutalım. Zaman geçirmek için tercih ettiğimiz bu yerler çocuklarımızı tüketim kültürüne açık hale getiriyor ve onları ticarileştiriyorlar. Bunun yerine, çocuklarla aile büyükleri, akraba, arkadaş ziyaretleri yapılmalı. Özellikle aile büyüklerine yapılan ziyaretlerle kuşaklar arasında bir değişim ve aktarım olur, çocuklar büyüklerinin yaşam olaylarını ve hikâyelerini dinlediğinde yeni şeyler öğrenir ve bir kök geliştirirler. Okullardaki etüt saatleri, spor ve sanat saatleri ne yazık ki çok fazla sosyalleşme sağlayamamakta ve daha rekabetçi bir kültür oluşturmaktadır. Doğal sosyalleşme ancak doğal ortamlarda olur.

Eğitimli, çalışan ebeveynler çocuklarıyla harcayamadıkları zamandan dolayı suçluluk duymakta ve çocuğa sürekli hediye, oyuncak alarak, sürekli bir yerlere götürerek, en kötüsü de çocuğun her istediğini yaparak telafi etmeye çalışıyor. Bu çok yanlış bir tutumdur. Çocuğun neye ihtiyacı olduğuna karar verecek olan, çocuk değil anne babasıdır. Çocuk merkezli bir yaklaşım çocukları daha doyumsuz, hayattan kopuk, zevk almayan, topluma ve kendine yabancılaşmış bir hale getirebilir. Çocuklar ‘hayır’la birlikte sabır, bekleme, empati duygusunu geliştirir. Her şeyi okulda öğretmen ya da rehber öğretmen öğretemez. Ancak ev de öğrenilen bu tür değerler okulda bazı etkinliklerle pekiştirilebilir. Öncelikle çocukların davranışları evde gözlenmeli, sorunları varsa yardımcı olmalı ve yapamadığınız noktada uzmanlardan yardım istemeliyiz.

Çocuklarımız elimiz, kolumuz gibi bizim uzantılarımızdır. Çocuklarımızla ilgili eleştirileri  ve yorumları direk kendimize yapılmış gibi algılarız. Bu sebeple kendimizin ve çocuklarımızın davranışlarını dışarıdan başkalarının gözüyle görmeye çalışalım. Mesela evde kendi çocuğumuzun bize yaptıklarını iş yerinde başka çocuklar bize yapsa buna tolerans gösterir miyiz? Buna razı olur muyuz? Bizim çocuğumuz da dışarıdaki çocuklarda biridir, normal biridir, sıradan biridir. O nedenle çocukların istek ve ihtiyaçlarını abartmamalıyız.

Milli ve Manevi Değerler 
Çocuklarımız İngilizce, piyano, basketbol öğrensin vs. diye uğraşıyoruz. Aynı duyarlılığı manevi ve milli değerlerimizi öğretmek için de göstermeliyiz. Bu onları gelecekte karşılaşacakları sorunlara karşı daha duyarlı ve dirençli bir hale getirir.

Kısacası anne baba olmak kolay değil, takip, çaba gerektirir. 



Önemli Hatırlatma: Bu içerik ilgili uzman danışman tarafından izleyicilerimizi bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Kendinizin veya çocuğunuzun sağlığı ile ilgili her konuda, bir tıp doktoruna veya çocuk eğitimi ve psikolojisi alanında çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz.

YORUMUNUZ / GÖRÜŞÜNÜZ

MESAJINIZ GÖNDERİLİYOR,
LÜTFEN BEKLEYİNİZ...

MESAJINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. MESAJLARINIZ SAYFAMIZDA YAYIMLANMAYACAKTIR. YALNIZCA İÇERİK GELİŞTİRME AMAÇLI DEĞERLENDİRİLECEKTİR.

FORMDAKİ BAZI BİLGİLER EKSİK.
LÜTFEN GİRDİĞİNİZ BİLGİLERİ GÖZDEN GEÇİRİRMİSİNİZ...

GÖNDER